Sahne yerleşimi görsel bir düzen gibi görünür.
Gerçekte bir duyma düzenidir.
Klasik yerleşimde davul arkada ve ortada, bas davulun yanında, gitarlar iki yanda, vokal önde durur.
Bu düzenin nedenleri vardır.
Bas ile davul arasındaki mesafe kısa tutulur; ritim bölümünün birbirini doğrudan duyması gerekir.
Gitar amfileri yanlara ve hafif içe dönük yerleştirilir; doğrudan vokal mikrofonuna bakmaları geri besleme riskini artırır.
Vokal önde ve monitörün arkasında durur.
Bu, mikrofonun monitöre sırtını dönmesini sağlar.
İkinci ilke mesafedir. Birbirini duyması gereken kişiler yakın, birbirini örten kaynaklar uzak durur.
Üçüncü ilke görüş hattıdır.
Davulcunun bası ve vokalisti görebilmesi gerekir; giriş işaretleri çoğu zaman gözle verilir.
Büyük sahnelerde bu hat kolayca kopar ve grup dağılır.
Dördüncü ilke yüksekliktir. Davul podyuma alındığında hem görünür hem sesi yayılır.
Beşinci ilke elektrik ve kablo yoludur; geçiş yolları kablosuz bırakılır.
Prova odasında aynı yerleşim kurulduğunda sahne alışkanlığı önceden oluşur.
Oda küçük olsa da göreli konumlar korunabilir.
Altıncı ilke sahne derinliğidir.
Davulun çok geriye alınması, ritim bölümü arasındaki akustik gecikmeyi artırır; birkaç metrelik fark bile zamanlamada hissedilir.
Yedinci ilke ışıktır. Nota ya da program listesi okunacaksa, o noktaya küçük bir ışık planlanır.
Stüdyomuzda grup provalarında yerleşim, sahne düzenine benzer biçimde kurulabilir.