Elektro gitarda sesin büyük bölümü manyetikten ve amfiden gelir.
Buna karşılık ahşap, telin nasıl titreştiğini belirler.
Gövde ve sap, telin enerjisini bir miktar soğurur; hangi frekansların ne kadar soğurulduğu ahşaba göre değişir.
Kavak hafif ve dengelidir. Orta bölgesi belirgindir ve geniş bir kullanım alanı vardır.
Dişbudak daha ağırdır. Alt uç sıkı, üst uç açıktır; ağırlığı uzun seanslarda hissedilir.
Maun ağır ve yoğun bir ahşaptır. Alt orta bölgesi dolgundur ve sönüm uzundur.
Akçaağaç genellikle üst kaplama olarak kullanılır; parlaklık ve tanım ekler.
Maun gövde üzerine akçaağaç kaplama, klasikleşmiş bir birleşimdir.
Sap ahşabı da etkilidir. Akçaağaç sap net ve vurguludur; maun sap daha yumuşak duyulur.
Klavye ahşabı üçüncü katmandır. Gülağacı yumuşak ve sıcak, abanoz sert ve net kabul edilir.
Akçaağaç klavye, cilalı yüzeyi nedeniyle daha parlak bir tepki verir.
Bu farklar tek başına dinlendiğinde küçüktür; yüksek gain'le çalışıldığında iyice azalır.
Asıl belirleyici olan ağırlık ve denge gibi kullanım özellikleridir. Ağır bir gitar iki saatlik provada omzu belirgin biçimde yorar.
Ahşabın kurutulması da bir değişkendir.
Yeterince kurutulmamış bir gövde, mevsim değişiminde belirgin biçimde hareket eder ve ayarın sık yenilenmesini gerektirir.
Cila tipi de küçük bir etken sayılır. İnce cilalar ahşabın hareketine izin verir; kalın cilalar yüzeyi sabitler.
Stüdyomuzda bulunan Ibanez, Dean, Schecter ve Ashton gitarları farklı ahşap ve ağırlık dengelerine sahiptir.