Bir davulcu çoğu zaman tek bir sete alışır.
O setin tepkisi, ölçüleri ve zil karakteri zamanla doğal kabul edilir.
Başka bir sette çalındığında bu alışkanlık görünür hâle gelir.
Aynı kalıp farklı çıkar ve neden aranır.
Fark üç kaynaktan gelir.
Birincisi ölçülerdir. Yirmi inçlik bir kick ile yirmi iki inçlik bir kick, aynı vuruşta farklı bir alt uç verir.
İkincisi kabuk yapısıdır; ağaç türü ve kalınlığı sönüm süresini değiştirir.
Üçüncüsü zil takımıdır. Farklı bir ride, aynı swing kalıbını başka bir dokuya oturtur.
Bu farkları duymanın en hızlı yolu karşılaştırmadır.
Aynı kalıp iki sette art arda çalınır ve fark yazılır.
Yazmak önemlidir; kulakta kalan izlenim birkaç dakika içinde belirsizleşir.
İkinci egzersiz uyarlamadır. Aynı sonucu farklı bir sette elde etmek için vuruş noktası, güç ve baget seçimi değiştirilir.
Bu, sahnede başkasının setini kullanmak zorunda kalan bir davulcu için doğrudan bir hazırlıktır.
Üçüncü egzersiz akorttur. Aynı set iki farklı akortta denendiğinde perde ile karakter arasındaki bağ açık biçimde duyulur.
Bu çalışmalar teknik değil kulak eğitimidir ve kısa sürede sonuç verir.
Dördüncü egzersiz kayıttır.
Aynı kalıbın iki sette alınan kaydı yan yana dinlendiğinde, canlı dinlemede kaçan farklar açık biçimde ortaya çıkar.
Beşinci egzersiz akort karşılaştırmasıdır. Aynı ölçüdeki iki trampet farklı gerginlikte akortlandığında fark açık biçimde duyulur.
Stüdyomuzda odalarda farklı marka ve ölçülerde setler bulunur; karşılaştırmalı çalışma bu nedenle mümkündür.